Durmak Yok, Devam Ediyoruz!

0
19

Merhaba Sevgili Anneler ,

Okulda destek, eğitim devam ediyor. Metin bey’ e gidiyoruz, o da eğitime devam ediyor ben de evde her türlü desteği veriyorum, çocuk tam bir çemberin içinde, etrafını sardım resmen.

***

Bazen oluyor, (çok normal !); okulun dikkati azalıyor hemen  ben arayıp bir şeyler istiyorum (Ör: bu hafta makas çalışması yapıp eve gönderebilir misiniz, resim yapsın getirsin vb.), bazende Metin bey rutine bağlıyordu bu sefer ondan bişeyler istiyordum.

Arada sırada Metin beyi kullanarak okulu aratıyor okulu harekete geçiriyordum, okulu kullanarak da Metin bey’i aratıyor  Metin bey’den bişeyler istemelerini rica ediyordum, Metin bey harekete geçiyordu. Böylece kimsenin yavaşlamasına, rutine bağlamasına fırsat vermiyordum.

***

Kreşte son 1 senemiz kaldı, sonra ilkokula başlama zamanı gelecek ve ben o güne kadar o test sonuçlarını normale döndürmek zorundayım. (ince motor, kaba motor becerileri 1 yaş 9 aylık, 2 yaş 8 aylık gibi çıkmıştı ya onları kendi yaşıyla paralel yapmak zorundayım)

Tüm bu güzel şeyler olurken tam herşey iyi giderken ….

Okulda yıl sonu gösterisi yaptılar, çok güzeldi, tek sıkıntı sallanması !

Düşünün şimdi; koskoca 2 katlı kültür merkezindesiniz, çocuklarını izlemek için anne, baba, soy sop herkes gelmiş, salon tıka basa dolu, sahnedeki çocukların dikkati dağılmasın diye sadece sahnede ışık var bizim olduğumuz yerler kapkaranlık .

Oğlumun sınıfı çıkıyor gösteri için, sıraya girmişler, yaklaşık 18 kişiler, bütün gözler onların üstünde ve bir tek benim oğlum sadece benim oğlum yerinde duramıyor, sallanıyor zıp zıp zıplıyor! 🙁 🙁

Bunu ancak yaşayan bilir, bunu ancak yaşayan anlar.

İnsanlar çocuklarını alkışlıyor, mutlu, yüzleri gülüyor ve bir tek ben ağlıyorum ve sadece eşim anlıyor neden ağladığımı..

*** 

İnce bir detay vereyim; ben ağlarken annem ve babam bana bakıyor anlıyor, üzülüyor ama kayınvalide ve kayınpederim oralı bile değil, hala bugün bile daha oğlumun durumunu bilmiyorlar, daha doğrusu bilmiyor numarası yapıyorlar..

Yani hayatımın birde bu tarafı var, bu platformda anlatmadığım.

*** 

Off geldi geçti ama deldi geçti, yüreğim, içim paramparça..

Oğlum o gösteride çok yorulmuş, kuliste de ne yaptılarsa artık. Gösteri salı gecesi idi, cuma ateşlendi pazar hala geçmedi ve pazartesi sabah erkenden ZATÜRRE teşhisi ile hastaneye yatışımız yapıldı.

NEE !!!  éZatürre mi diye bağırdım, benim oğlum nasıl zatürre olur, olamaz dedim” artık nasıl kendimden geçmişçe bağırdıysam acilde, doktor bir kızdı; “kızım tevekkül et biraz tevekkül ne demek benim oğlum nasıl zatürre olur” dedi. Meğer üşütme ve bakımsızlıktan değil mikrobik zatürreymiş, mikrop kapmış yani..

Tam 5 gün hastanede yattık. Haziran ayında zatürre den hastanede yattık ve tabi yine antibiyotik ve günde 6 defa ventolin. offff Kurtulamıyorum, ne yapsam olmuyor. 🙁 🙁

Bu yaz düğün olduğu için mecburen memleketime gittik. 4 gün filan. Ama o bile çocuk için baya değişiklik oldu, uçağa bindi, kalabalıktık, değişik ortam, değişik insanlar.. Bunlar çok önemliymiş ben daha sonra anladım, henüz farkındalığım gelişmiş değil, bunu unutmayın bakın daha neler neler olacak..

Baktık çocuk mutlu, döndükten sonra eşimde kendi memleketine gitmek istedi. Karadeniz turu yapalım dedi, şartlar uygundu tek endişem dağın başında tv yok, internet yok, hatta onların yaylasında ışık bile yok ne yapacağım ben bu çocukla dedim.

Düşünün eşimin yaylasına ,2250 rakımlı ve hiççççç elektrik olmayan bir yaylaya gittim bu çocukla! Ne yapacağım diye kara kara düşünerek.

Yanımızda sadece oyuncakları var başka hiç birşey yok, eşim ben ve 76 yaşındaki babaannesi buz gibi yaylada ve gece olunca zifiri karanlık olan sobalı bir evdeyiz.

Ben oğlumu hiç bu kadar sakin görmedim diyebilirim!

Öyle sakin öyle uyumlu davrandı ki kendi oğlumu tanıyamadım, resmen şok oldum.

Temiz hava, kapı açık istediği gibi dışarı çık içeri gir yapabiliyor, dışarıda inekler, atlar, hayvanlarla iç içe, yayla ortamı işte.

3 gün yaylada, 1 gün köy evinde kaldık biz bu çocukla. Baktık her şey süper aldık babaannemizi gittik Trabzon Sümela’ya çıktık, Uzungöl’e, ertesi gün Rize Ayder’e orada da gece yattık. Oğlum çok sever otel ortamlarını, bayılır otelde kalmaya sanki onu otelde doğurdum. 🙂 🙂

Çok mutlu ve çok keyifliydi çok !!!

Şimdi anlıyorum ki, temiz hava, oksijen, sakinlik, dinginlik, farklı ortamlar, rutinin dışına çıkmak. Bunlara çok dikkat edin. Çok iyi geliyor ve İYİLEŞTİRİYOR !!! evet bunların iyileştirme özelliği var sevgili anneler.

Bakın Yuvacık ta da çok mutlu, hatta ilk yazılarımdan birinde kar yağan bir yere gidicem sırf oksijen için demiştim ya, işte orası da Yuvacık idi ve oğlum harika bir 2 gün geçirdi, doya doya kartopu oynadı babasıyla, bol bol nefes aldı, oksijen aldı.

***

ÇIKARIN OTİZMLİ ÇOCUKLARINIZI EVDEN !!!!! 

Hayatın içine dahil edin. Eve kapatmayın onları farklılar ve uyumsuzlar diye !

Sakınnnnnnn !!!

Alın çocuklarınızı farklı da olsalar hayatın tam içine sokun, parklara götürün ve lütfen rahatsız olmayın onların farklılıklarından, utanmayın! Bu çocuklar evde ASLA düzelmez, kesinlikle ev değil olmaları gereken yer.    

***

Sizin için çok zor biliyorum, onları dışarıda zapdetmek kolay değil ama düşünün bir, düzelecek, iyileşecek, ilerleme kaydedecek.

Ben hala uğraşıyorum! Haftaya kan tahlili yaptıracağım, ay sonunda yeni bir doktor buldum ona götüreceğim, nisanın ortasında psikiyatr randevum var, mayısta doğum yapacağım ve çok çok önemli bir şey deneyeceğim doğumdan sonra, iyi geldiğini düşündüğüm an tabiki sizlerle de paylaşacağım.

Bakın hala uğraşıyorum.

Uğraşacaksınız.

Pes etmek yok.

Bitti demek yok, bitmiyor!

Ama gelişme gösterdikçe, yol katettikçe onunla hayat daha kolay ve normal oluyor. Şu an benim oğlumda dışarıdan baktığınızda HİÇ sıkıntı yok.

Otizmli olmadı çok şükür, o daha ağır ve zor bir rahatsızlık! Ben de başka taraftayım şu an .

Neyse .

PARK ! İlacınız PARKLAR .

(İlacınız, temiz hava boll boll oksijen ve onunla dolu dolu vakit geçirmek )

Devam ediyoruz.

Sevgiyle kalın,

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here