Eğitim – Otizmde Parkın Önemi

0
107

Merhabalar ,

Size bugün otizmde parkın önemi konusundan biraz bahsetmek istiyorum.

En önemli eğitim PARK !!! yani sosyal hayat!
Bu meridyanların tam karşısında bir park var, büyük geniş, ferah ve her şey var.
Basket sahası, futbol sahası, çardak, bisiklet yolu…vb park güzel de parka gelen kesim….
Tabiki herkesten bahsetmiyorum ama bilenler bilir Ümraniye’nin Mustafa Kemal mahallesi vardır, olaylı, belalı tiplerin olduğu… İşte onların mekanı. DHKPC den tutun da PKK ya kadar….

Küfür artık çok masum çok sıradandı bizim için, kazasız belasız oradan çıkınca şükrediyorsunuz, küfürü filan düşündüğüm yoktu.
Kağıt toplayanlar, çıplak ayaklı çocuklar…. her şey, herkes var.
Dediğim gibi sözüm meclisten dışarı, herkes böyle değildi ama bu söylediğim tiplerin mekanıydı orası, yani hemen hemen her gittiğimde bu tipler mutlaka olurdu ve diğer, normal bizim gibi insanlar da olur çocuklarını oynatır giderlerdi.

Bu park oğlum 1,5 yaşındayken açıldı ve o zaman bilmiyorduk o civarda kimlerin olduğunu. Başladık çocuğu götürmeye. 1,5 yaş tam da yaz başına geliyor kasım doğumlu olduğu için, e çocuk da takıntılı, evden çıkıp biryere gitmek istesek parkın önünden geçiyoruz çoğunlukla, dolayısıyla burası da takıntı haline geldi ama biz bundan rahatsız olmadık. Çünkü eve en yakın ve en rahat yer burasıydı. Dediğim gibi sonradan anladık gelen kesimi ama geç oldu, takıntı haline gelmişti artık.

En önemlisi: basketbol oynamak!  eşimin en favori sporudur, çok sever ve çok da iyi oynar.
Gideriz, onlar baba – oğul girerler basket sahasına ben bazen bankta oturur onları izlerim, bazen de beraber oynardık.
Lütfen sabırla okumaya devam edin. Hikaye gibi geliyor, uzatıyorum sanıyorsunuz ama bizi kurtaran şeylerden en önemlisi basket ve bu park oldu.

Bizim bu park ile tanışmamız 2011 de oldu ve HALA  gidiyoruz. Gitmeye götürmeye devam edeceğim!
Dediğim gibi park ve tam karşısındaki meridyan takıntımız, parkın ferahlığı her şeyin olması ve basket bizi de bağladı.
Haftasonları babasıyla, hafta içi benimle yağmur ve kar yağması dışında hemen hemen her istediğinde götürdük parka. Nisan – mayıs gibi açıyoruz sezonu kasım ortalarına kadar devam.
Gece – gündüz, 3 saat – 7 saat – yarım saat…. Ne zaman eve gelirse o saate kadar parktayız.

Çok küçükken, neredeyse kendisi kadar büyük basket topunu verdik eline nasıl ve nereye atarsa … Attı.
Büyüdükçe basketi öğrettik, öğrettikçe geliştirmeye uğraştık, bende oynadım onlarla (gerçi ben hala öğrenemedim ama olsun oğlum öğrendi :):)
Bakın 1,5 yaşında tanıştı basket topuyla neredeyse topla aynı kilodaydı….

********
Şu an okulda onun yaş grubunda en iyi basket atan benim oğlum!!!
1 saatlik basket dersinde (kursta) 90-130 basket atıyormuş.
Diğer çocuklar küçük basket topu ve alçak pota kullanıyor bizimki bir de  normal top ve gerçek yükseklikte potaya atıyor.
Öğretmenin en son ders söylediği: “10 atışın 7-8 i basket adam benim kadar basket atıyor” diyor!
********

Otizmli olduğunu bilmeden 2011’den beri emek verdik! 

Otizmli olduğunu bilmeden başladık bu işe, öğrendikten sonra durumunu, daha da üstüne gittik, vazgeçmedik asla! Yapamadı, atamadı, ne ağlamalar, ne bağırmalar, ne kavgalar (bizimle ve oradaki diğer çocuklarla). Geçti gitti hiçbir zaman çekip almadık elinden parka gitme hakkını.

Öyle ki, nisan ayında hava güzel gibiydi, giydirdim gönderdim babasıyla parka.
Ertesi gün çocuğun üstünü değiştiriyorum bir de ne göreyim karnının sağ tarafında kocamannn bir yara, kırmızı ve içi su toplamış. Birkaç gün evde kendim krem sürdüm…vs. uzatmayayım doktora bir götürdüm ki: “impetigo” diye bir cilt hastalığıymış. Doktorun söylediğine göre; “bakımsız ve başıboş bırakılmış çocuklar ile varoş kesimde yaşayan çocuklarda görülen” bir hastalıkmış.

Nee!

Ben ve başıboş bırakılmış çocuk!

:):):):):):):):):):):):):) haha çok komik :):):):):)

Geçmesi için de tam tamına 2 şişe antibiyotik içirdim.  Ben şoklardayım tabi. Neye üzüleyim şaşırdım. Bademcik ameliyatından sonra artık antibiyotik çıkacak hayatımızdan diyordum 2 şişe verdi doktor. Parka gelen çocukları tahmin edin artık… Ahtapot diye bir şey var tırmanıyor, aşağı inmek için sıkı sıkı tutunarak kayıyor, kayarken karnı açıldı ve mikrop kaptı herhalde başka bir açıklaması yok. Neyse bu da geldi geçti….

Parka kısa bir ara vereyim, mamayı nasıl bıraktırdım onu anlatayım size. (Tüm bu yazdıklarım aynı dönemde olan şeyler o yüzden karışık gelebilir size, yoğun çok yoğun bir süreçti gerçekten).

İlginiz için çok teşekkür ederim .
Sabırla okuyun lütfen 🙂
Sevgilerimle …

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here